İçindekiler (14)
- 1. Bir Örgütün İsim Haritası: "ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam" Ne Anlama Geliyor?
- 2. "El-Şam" ve "Levant" Arasındaki Coğrafi Ayrım: ISIL ile IŞİD Neden Farklıdır?
- 3. DAEŞ (Daesh) Terimi Nereden Geliyor ve Neden Pejoratif Bir Anlam Taşır?
- 4. Uluslararası Diplomaside Terim Savaşları: Kim Hangi İsmi Neden Tercih Etti?
- 5. 2014 Hilafet İlanı ve "İslam Devleti" (İD) Hamlesi
- 6. Karşılaştırmalı Terminoloji Tablosu
- Sonuç
- Sık Sorulan Sorular
- Kaynaklar
- İleri Okuma
IŞİD, ISIL ve DAEŞ kısaltmaları; 21. yüzyılın en kanlı terör yapılarından birini tanımlamak için uluslararası kamuoyunda kullanılan, ancak ardında derin coğrafi, dilbilimsel ve jeopolitik ayrışmalar barındıran üç farklı terimdir. Dünya siyasetinde ve küresel haber ajanslarında hangi kısaltmanın tercih edildiği, yalnızca bir dil alışkanlığı değil; aynı zamanda örgütün meşruiyet iddiasını ve hedeflediği sınırları nasıl tanımladığınızı gösteren stratejik bir duruştur. Bu incelememizde, aynı silahlı yapıyı adlandırmak için kullanılan bu kavramların etimolojik kökenlerini, "El-Şam" ifadesinin gerçek coğrafi karşılığını ve dünya liderlerinin diplomatik tercihlerinin perde arkasını detaylarıyla ele alacağız.
1. Bir Örgütün İsim Haritası: "ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam" Ne Anlama Geliyor?
ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam (الدولة الإسلامية في العراق والشام) ifadesi, örgütün Nisan 2013'te Ebu Bekir el-Bağdadi tarafından ilan edilen ve hem Irak'ı hem de tarihî Levant bölgesini kapsayan teokratik bir devlet kurma hedefini özetleyen resmî Arapça adıdır. Bu isim, örgütün yerel bir isyancı gruptan sınırları aşan bölgesel bir proto-devlet yapılanmasına dönüştüğünü dünyaya ilan ettiği kurumsal kimliğidir. İsmin her bir bileşeni, örgütün teolojik meşruiyet arayışını ve Orta Doğu'daki mevcut sınırları yok sayma arzusunu yansıtır.
Örgütün isimlendirme serüveni, 1999 yılında Ürdünlü Ebu Musab ez-Zerkavi tarafından kurulan Tevhid ve Cihad Cemaati'ne (Cemaat el-Tevhid ve'l-Cihad) kadar uzanır. 2003 yılındaki Amerikan işgalinin ardından Zerkavi, 2004'te Usame bin Ladin'e biat ederek grubun adını Irak el-Kaidesi (Tanzim Kaidetü'l-Cihad fi Biladi'r-Rafideyn) olarak değiştirdi. 2006'da Zerkavi'nin öldürülmesinden sonra diğer yerel Sünni gruplarla birleşen yapı, küresel cihat şemsiyesinden bağımsız bir devletleşme iddiasıyla "Irak İslam Devleti" (ISI) adını benimsedi.
2011'de patlak veren Suriye İç Savaşı, bu yapının sınırlarını kuzeye doğru genişletmesi için tarihi bir fırsat sundu. Suriye sahasında faaliyet gösteren el-Nusra Cephesi ile yaşanan güç mücadelesinin ardından Bağdadi, Nisan 2013'te iki yapıyı tek taraflı olarak birleştirdiğini duyurdu ve ismin sonuna "...ve'ş-Şam" ibaresini ekledi. Böylece uluslararası literatürde yıllarca sürecek olan IŞİD, ISIL ve DAEŞ tartışmasının dilbilimsel temeli atılmış oldu.
2. "El-Şam" ve "Levant" Arasındaki Coğrafi Ayrım: ISIL ile IŞİD Neden Farklıdır?
IŞİD ile ISIL arasındaki temel fark, örgütün adında geçen Arapça "eş-Şam" (veya Biladü'ş-Şam) kavramının Türkçeye ve bazı dillere doğrudan "Suriye" ya da "Şam kenti", İngilizceye ise tarihî "Levant" bölgesi olarak tercüme edilmesinden kaynaklanır. Bu tercüme farkı, harita üzerinde küçük bir detay gibi görünse de örgütün hakimiyet kurmak istediği coğrafi alanın büyüklüğü açısından devasa bir anlam uçurumu yaratır. Dolayısıyla hangi kısaltmayı kullandığınız, örgütün etki sahasını nasıl algıladığınızı belirler.
Arapçada "eş-Şam", modern dönemde Suriye'nin başkenti olan Dımaşk (Şam) şehri için kullanılsa da klasik Arap coğrafyasında ve İslami eskatolojide "Biladü'ş-Şam" çok daha geniş bir coğrafyayı ifade eder. Bu kadim havza; günümüz Suriye'sini, Lübnan'ı, Ürdün'ü, İsrail'i, Filistin topraklarını ve hatta Türkiye'nin güneyindeki Antakya-Gaziantep hattını içine alan Doğu Akdeniz kuşağını kapsar. İngilizcede ve Batı dillerinde bu geniş coğrafyanın tarihsel ve arkeolojik karşılığı tam olarak "Levant" kelimesidir.
Bu sebeple Amerika Birleşik Devletleri hükümeti ve Birleşmiş Milletler kurumları uzun süre ISIL (Islamic State of Iraq and the Levant) kısaltmasını tercih etmiştir. Çünkü ISIL kısaltması, örgütün nihai emellerinin yalnızca modern Suriye Cumhuriyeti sınırlarıyla sınırlı kalmadığını; Lübnan, Ürdün ve İsrail gibi bölgedeki diğer egemen devletlerin toprak bütünlüğünü de tehdit ettiğini açıkça vurgular. Buna karşılık IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) veya İngilizce karşılığı olan ISIS (Islamic State of Iraq and al-Sham / Syria), kitle iletişim araçlarının hız ve sadelik arayışıyla dile yerleşmiş, daha dar kapsamlı bir isimlendirmedir.
"Kullandığımız kelimeler yalnızca düşmanı tanımlamaz; aynı zamanda onunla nasıl bir mücadele yürüttüğümüzü ve meşruiyet zeminini nasıl sınırlandırdığımızı belirler. Bir terör örgütüne kendi seçtiği kutsallık atfeden isimlerle hitap etmek, onun propagandasına bilmeden ortak olmaktır." — David Cameron
3. DAEŞ (Daesh) Terimi Nereden Geliyor ve Neden Pejoratif Bir Anlam Taşır?
DAEŞ (veya uluslararası yazımıyla Daesh), örgütün tam Arapça adı olan "ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam" tamlamasının ilk harflerinden (D-E-E-Ş: Dal, Elif, Ayn, Şın) türetilmiş bir akronimdir. Bu kısaltma ilk olarak Suriyeli muhalif aktivistler ve yerel Arap basını tarafından, örgütün kendisini "devlet" olarak dayatmasına ve İslami değerleri tekeline alma iddiasına tepki olarak üretilmiştir. Zamanla terim, Orta Doğu sınırlarını aşarak Batı demokrasilerinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî diplomatik söylemine yerleşmiştir.
Arap dil geleneğinde Batı dillerindeki gibi kelimelerin baş harflerini birleştirerek kısaltma (akronim) yapma kültürü son derece istisnai bir durumdur ve genellikle saygı duyulmayan, ciddiye alınmayan oluşumlar için kullanılır. Dahası "DAEŞ" kelimesi, fonetik yapısı itibarıyla Arapça kulağa son derece nahoş ve kaba gelmektedir. Kelime, Arapçada "ayaklar altına alan, çiğneyen, ezen" anlamına gelen "Daes" (دعس) fiiliyle ve "büyük fitne, cehalet dönemi savaşı" anlamlarına gelen "Dahas" (داحس) kavramıyla çok yakın bir ses benzerliğine sahiptir.
Örgüt militanları, bu kısaltmayı kendilerine yönelik ağır bir hakaret ve küfür olarak kabul etmektedir. Hatta örgütün Rakka ve Musul'u kontrol ettiği dönemde, sokakta veya kamusal alanda "DAEŞ" ifadesini kullanan sivillere onlarca kırbaç cezası verildiği ve dillerinin kesilmesiyle tehdit edildikleri belgelenmiştir. Örgütün bu terimden bu denli nefret etmesinin temel sebebi; ismindeki "İslam" ve "Devlet" sözcüklerinin akronim içinde eriyerek kutsiyetinden arındırılması ve geriye alaycı, gayrimeşru bir ses yığınının kalmasıdır.
4. Uluslararası Diplomaside Terim Savaşları: Kim Hangi İsmi Neden Tercih Etti?
Uluslararası diplomaside terim tercihi, örgütün meşruiyet iddialarını bertaraf etme, sınır aşan yayılmacılığına dikkat çekme veya kamuoyuna stratejik mesajlar verme amacıyla titizlikle belirlenmiştir. Dünya liderleri ve güvenlik bürokrasisi, kullandıkları her harfin sahada bir karşılığı olduğunu bilerek hareket etmiştir. Bu tercih ayrışmaları, Batı başkentlerinden Ankara'ya kadar uzanan geniş bir diplomatik tartışma alanı doğurmuştur:
- Amerika Birleşik Devletleri (Obama Yönetimi ve Pentagon): Eski ABD Başkanı Barack Obama ve Pentagon yetkilileri, resmî konuşmalarında ve harekât brifinglerinde ısrarla "ISIL" ifadesini kullanmıştır. Washington yönetimi bu tercihle, örgütün tüm Levant bölgesini (özellikle Ürdün ve Lübnan gibi Amerikan müttefiklerini) hedef alan bölgesel bir tehdit olduğunu dünya kamuoyuna hatırlatmayı amaçlamıştır.
- Türkiye Cumhuriyeti ve TSK: Türkiye, özellikle 2015 yılından itibaren resmî kurumlarında, Cumhurbaşkanlığı açıklamalarında ve Genelkurmay bültenlerinde "DAEŞ" kısaltmasını standart hale getirmiştir. Ankara'nın temel gerekçesi; eli kanlı bir terör şebekesinin ne yüce İslam diniyle ne de meşru bir devlet aygıtıyla bağdaştırılamayacağını vurgulamak ve örgüte herhangi bir dinsel meşruiyet tanımamaktır.
- Fransa ve İngiltere: Fransa, Eylül 2014'te dönemin Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'un çağrısıyla resmî yazışmalarda ve hükûmet açıklamalarında "Daesh" terimini zorunlu kılan ilk Batılı ülke olmuştur. İngiltere Başbakanı David Cameron da benzer bir adımla BBC başta olmak üzere ulusal medyaya çağrıda bulunmuş; "İslam Devleti" tamlamasının kullanılmamasını, illaki kullanılacaksa "sözde İslam Devleti" (so-called Islamic State) denilmesini talep etmiştir.
- Uluslararası Haber Ajansları (Reuters, AP, BBC): Küresel medya kuruluşları, okuyucu ve izleyicilerin zihninde en çok yer eden "ISIS" veya "IŞİD" kısaltmasını uzun süre korumuştur. Ajanslar tarafsızlık ilkeleri gereği genellikle "kendisine İslam Devleti adını veren IŞİD terör örgütü" gibi tanımlayıcı ve mesafeli ara formülleri hayata geçirmiştir.
5. 2014 Hilafet İlanı ve "İslam Devleti" (İD) Hamlesi
Örgüt, 29 Haziran 2014 tarihinde Musul'daki tarihî el-Nuri Camii'nde sözde küresel hilafet ilan ettiğinde, ismindeki "Irak ve Şam" coğrafi sınırlamalarını tamamen kaldırarak kendisini yalnızca "İslam Devleti" (el-Devletü'l-İslâmiyye / Islamic State - IS) olarak yeniden adlandırmıştır. Ebu Bekir el-Bağdadi'nin kendisini "Halife İbrahim" ilan ettiği bu hamle, örgütün bölgesel bir silahlı güç olmaktan çıkıp dünya üzerindeki tüm Müslümanların biat etmesi gereken evrensel bir otorite olduğu iddiasını taşımaktadır.
Bu isim değişikliği, küresel cihat hareketinin liderliğini elinde tutan el-Kaide merkeziyle ve el-Nusra Cephesi ile yaşanan ipleri tamamen koparmıştır. Zira örgüt, kendisini tek meşru devlet ve hilafet ilan ederek diğer tüm cihatçı fraksiyonları gayrimeşru isyancılar konumuna düşürmüştür. Coğrafi sınırları temsil eden "Irak" ve "Şam" kelimelerinin çöpe atılması, Nijerya'daki Boko Haram'dan Afganistan'daki Horasan yapılanmasına (IS-K) kadar dünyanın dört bir yanındaki hücrelerin örgüte "vilayet" statüsüyle bağlanabilmesinin önünü açmıştır.
Ancak bu hamle, uluslararası toplum ve İslam dünyasındaki ana akım dini otoriteler tarafından nefretle karşılanmıştır. El-Ezher Üniversitesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere dünyanın önde gelen ulema meclisleri, masum insanları katleden bir terör şebekesinin İslam'ı temsil edemeyeceğini ve hilafet ilanının batıl olduğunu bildiren ortak fetvalar yayımlamıştır. Batı medyası ise örgütün bu hamlesine karşılık "sözde hilafet" veya "kendi kendini ilan eden İslam Devleti" tanımlamalarını devreye sokmuştur.
6. Karşılaştırmalı Terminoloji Tablosu
Aşağıdaki tablo, örgütü tanımlamak için kullanılan dört temel kavramın kökenlerini, coğrafi kapsamlarını ve arkasındaki siyasi motivasyonları karşılaştırmalı olarak özetlemektedir:
| Kısaltma / Terim | Açılımı (Orijinal / Türkçe) | Vurgulanan Coğrafi Alan | Başlıca Kullananlar | Kullanım Amacı ve Mesajı |
|---|---|---|---|---|
| IŞİD / ISIS | Irak Şam İslam Devleti / Islamic State of Iraq and al-Sham (Syria) | Irak ve modern Suriye Cumhuriyeti | Uluslararası medya, Türk kamuoyu, sivil halk | Medya diline yerleşmiş pratik kısaltma; bölgesel çatışmayı haberleştirme kolaylığı. |
| ISIL | Islamic State of Iraq and the Levant | Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, İsrail, Filistin | ABD Yönetimi (Obama dönemi), BM, Pentagon | Örgütün Doğu Akdeniz'deki tüm devletleri ve müttefikleri tehdit ettiğini vurgulama. |
| DAEŞ / Daesh | ed-Devletü'l-İslâmiyye fi'l-Irak ve'ş-Şam (Arapça akronim) | Tüm Orta Doğu çatışma bölgesi | Türkiye Cumhuriyeti, TSK, Fransa, İngiltere | Örgütü meşruiyetten yoksun bırakma; "İslam" ve "Devlet" kavramlarını terörle anmama. |
| İD / IS | el-Devletü'l-İslâmiyye / Islamic State | Küresel (sınırsız evrensel hilafet iddiası) | Örgütün kendisi ve örgüte biat eden hücreler | Tüm dünya Müslümanları üzerinde teokratik meşruiyet ve siyasi otorite iddiası. |
Tabloda netleştiği üzere, harflerin arkasındaki her tercih belirli bir jeopolitik algının ürünüdür. Günümüzde uluslararası literatürde diplomatik düzeyde en çok "Daesh", halk arasında ise "IŞİD" kullanımı ağırlığını korumaktadır.
Sonuç
IŞİD, ISIL ve DAEŞ terimleri arasındaki ayrım basit bir imla veya telaffuz farklılığı değil; coğrafya, siyaset bilimi ve stratejik iletişim düzleminde yürütülen çok katmanlı bir mücadelenin yansımasıdır. "El-Şam" ifadesinin taşıdığı tarihsel derinlik bir yandan Levant coğrafyasını kapsayan ISIL tercihini doğurmuş, diğer yandan yerel dillerdeki pratik karşılığı IŞİD kısaltmasını popülerleştirmiştir.
Buna karşılık DAEŞ kısaltması, terörün kutsal kavramları istismar ederek kendisine sahte bir meşruiyet kalkanı oluşturmasına karşı geliştirilmiş en etkili dilsel karşı hamledir. Kelimelerin gücünü ve siyasetteki ağırlığını kavradığınızda, harflerin dizilişinin bile küresel güvenlik mimarisinde ne denli büyük bir anlam taşıdığını açıkça görebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
IŞİD ve ISIL arasındaki en temel fark nedir?
IŞİD ile ISIL arasındaki temel fark, örgütün adında geçen "el-Şam" kavramının coğrafi sınırlarıdır. IŞİD kısaltmasındaki "Şam" veya "S" modern Suriye Cumhuriyeti'ni kastederken; ISIL'deki "Levant" Lübnan, Ürdün, Filistin ve İsrail'i de içine alan kadim Doğu Akdeniz havzasını ifade eder.
Türkiye neden IŞİD yerine özellikle DAEŞ terimini kullanmaktadır?
Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu kanlı terör şebekesini "İslam" diniyle ve egemen bir "Devlet" kavramıyla yan yana anmamak için bu tercihi yapmaktadır. Arapça akronim olan DAEŞ kullanılarak örgütün dinî ve siyasi meşruiyet iddiaları tamamen reddedilmektedir.
Örgüt neden DAEŞ (Daesh) denilmesinden nefret etmektedir?
Örgüt DAEŞ terimini ağır bir hakaret kabul eder; çünkü Arapçada akronim yapma geleneği ciddiyetsizlik ve saygısızlık içerir. Ayrıca bu kelime fonetik olarak "ayaklar altına alan" veya "fitne çıkaran" manasındaki Arapça sözcükleri çağrıştırır ve örgütün adındaki kutsal kelimeleri siler.
Örgüt günümüzde kendisini resmî olarak nasıl adlandırmaktadır?
Örgüt Haziran 2014'te hilafet ilan ettikten sonra ismindeki coğrafi kısıtlamaları (Irak ve Şam) kaldırarak kendisini yalnızca "İslam Devleti" (Islamic State - IS) olarak tanımlamaya başlamıştır. Ancak bu iddia hiçbir uluslararası kurum veya meşru devlet tarafından tanınmamaktadır.
Kaynaklar
- Stern, Jessica ve J.M. Berger. ISIS: The State of Terror. New York: Ecco / HarperCollins, 2015.
- Cockburn, Patrick. The Rise of Islamic State: ISIS and the New Sunni Revolution. Londra: Verso, 2015.
- Zelin, Aaron Y. "The War between ISIS and al-Qaeda for Supremacy of the Global Jihadist Movement." The Washington Institute for Near East Policy, Research Notes No. 20, 2014.
- Weiss, Michael ve Hassan Hassan. ISIS: Inside the Army of Terror. New York: Regan Arts, 2015.
- Byman, Daniel. Al Qaeda, the Islamic State, and the Global Jihadist Movement: What Everyone Needs to Know. Oxford: Oxford University Press, 2015.
İleri Okuma
- McCants, William. The ISIS Apocalypse: The History, Strategy, and Doomsday Vision of the Islamic State. St. Martin's Press, 2015.
- Gerges, Fawaz A. A History of ISIS. Princeton University Press, 2016.
- Lister, Charles R. The Syrian Jihad: Al-Qaeda, the Islamic State and the Evolution of an Insurgency. Oxford University Press, 2015.
- Kepel, Gilles. Terror in France: The Rise of Jihad in the West. Princeton University Press, 2017.